Anasayfa Otomobil Haberleri Otomobil Haberleri Oto satışları 2001 krizindeki gibi dibi görmedi

Oto satışları 2001 krizindeki gibi dibi görmedi

e-Posta Yazdır

Ufuk Sandık'In bu haftaki köşe yazısı

2001'de patlak veren ekonomik krizin ardından 2002 Ocak, Türk otomotiv pazarında yaşanan en kötü ocak ayı olarak tarihe geçti. Pazar 2001 yılının aynı ayına göre yüzde 93 gibi yüksek bir oranda daralırken, sadece 591 adet otomobil satılmıştı. Otomobilden daha fazla traktörün satıldığı 2002 Ocak ayı 'kara ocak' olarak Türk otomotiv tarihine yazıldı. Hafif ticari araç satışları da pek iç açıcı değildi. Ocakta bin 213 adet hafif ticari araç satışı gerçekleşmişti.

2001 Ocak ayında otomotivde yaşanan krizin tanığı olarak 2009 Ocak ayı içi endişelerim, hatta korkularım vardı. Ancak, beklediğimden daha iyi bir sonuç ortaya çıktı. Ocak ayında 13 bin 173 adet otomobil satıldı. Açıkçası tüm dünyayı derinden sarsan ekonomik krizin olumsuz etkilerinin iyice hissedildiği şu günlerde otomobil satışlarının daha kötü olacağını bekliyordum. Ancak ortaya çıkan tablo, ülkenin bugüne kadar en derin krizinin yaşandığı 2001'e göre, o kadar korkutucu değil.

Ama şu gerçeğin de altını çizmek lazım. 2002'deki Türk ekonomisi ve otomotiv sektörünün bugün ulaştığı büyüklük arasında dağlar kadar fark var. 2003-2007 yıllarında hızla gelişen Türk otomotiv sanayisi iç pazar, ihracat ve üretimde art arda önemli rekorlar kırdı. Sektör, yatırımlarını 1.2 milyon adet üretim, 600-700 bin adetlik iç pazara göre yaptı. Bayi örgütünü, istihdamını ve servis hizmetlerini bu rakama göre planladı. Tahminimden daha iyi gerçekleşmesine rağmen, bugünkü şartlara göre daralmaya dramatik demek yanlış olmaz.

Ama yine de 2002 ocak ayındaki 591 adetlik otomobil satış rakamını hatırlayınca bugün işlerin o kadar da kötü gitmediğini düşünüyorum. Enseyi karartmayalım.


Honda ve Hyundai krizi fırsata döndürdü

Kriz herkesi eşit ölçüde etkilemiyor. Pazar çakılsa bile krizi fırsata çevirip, pazar payını artıran firmalar da var . Ocak ayında binek otomobil satışlarında yüzde 29.1, hafif ticari araç satışlarında da yüzde 50.3 düşüş yaşandı. Geçen ay binek ve hafif ticari araç toplam satışları 2008'in aynı ayına göre yüzde 37.8 azaldı.

Ancak Honda ve Hyundai bu dönemde pazar paylarını artırarak, önemli bir başarıya imza attılar. Honda, geçen yıl ocak ayında yüzde 5.6 pazar payını, bu yıl yüzde 10.7'ye çıkardı. Geçen yıl ocak ayında bin 38 otomobil satan Honda bu yıl bin 415 satışı gerçekleştirdi. Böylece Honda tarihindeki en büyük pazar payına ocak ayında ulaştı.

Krizde pazar payını artıran bir başka marka da Hyundai oldu. Hyundai, 2008 yılı toplam satışlarında elde ettiği ikinciliğin ardından 2009'a hızlı başlayarak ocak ayında Türkiye'nin ' En Çok Tercih Edilen Otomobil Markası' oldu. Ocakta 2 bin 478 otomobil satış gerçekleştiren Hyundai'nin pazar payı yüzde 19'a çıktı. Hyundai geçen yıla göre satışlarını yüzde 48.8 artırdı. Otomobil satışlarında bir numaraya yükselen Hyundai, toplamda da 2 bin 706 adet araç satışı gerçekleştirerek geçen yılın aynı dönemine göre pazar payını ikiye katlayarak yüzde 14'e çıkardı.

İşler iyi giderken kazanılan başarı kolay. Önemli olan kriz döneminde başarılı olmak. Her iki markayı krizde de bir şeyler yapılabileceğini gösterdikleri için tebrik ederim.



Türkiye'yi Sarkozy'ye karşı Renault Başkanı Ghosn korudu

Fransız Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, Türk otomotiv sektörünün önündeki en büyük tehdit olmaya devam ediyor. Otomotiv üreticilerine Fransa'da üretim yapma şartıyla destek vereceğini açıklayan Sarkozy, şimdi de otomobil üreticilerinin yerli tedarikçilerden belli hacimlerde yedek parça satın almalarında ısrarlı olduğunu açıkladı.The Financial Times da, Sarkozy'nin Peugeot ve Renault otomotiv şirketlerinin yerli alt yüklenicilerle çalışmaları halinde kendilerine hükümet kredisi sağlanabileceğini duyurdu.

Sarkozy'nin bu ısrarlı tutumunun en çok Türkiye'yi olumsuz etkileyeceğini yazmıştım. "Sarkozy'nin baskısı PeugeotCitroen (PSA) Grubu'nun Türkiye'de yapmayı planladığı 1 milyar Euro'luk yatırımın önünü kesebilir. Türkiye'den milyonlarca Euro'luk yedek parça satın alan PSA ve Renault'nun satın alma planlarını değiştirebilir" yorumunu yapmıştım. Ancak, Renault-Nissan Grubu CEO'su Carlos Ghosn'un yaptığı açıklamadan sonra Fransız otomotivcilerin Türkiye'den kolay kolay vazgeçemeyeceğini düşünmeye başladım. Carlos Ghosn, Türkiye'de üretimin Fransa'dan bin 500 Euro ucuz olduğunu söyleyerek Sarkozy'e yanıt verdi.

Sarkozy ne kadar zorlarsa zorlasın Fransız üreticilerin Türkiye'den vazgeçmeleri şimdilik mümkün görünmüyor . Ama şartlar her an değişebilir.