Otomobil Distribütörleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Aybar haberturk.com’a özel açıklamalarda bulundu. Bir türlü açıklanmayan ÖTV ve KDV indirim haberlerine açıklık getiren Aybar, sektör olarak sözün bitiği yerdeyiz dedi. Ahmet Çelik'in haberturk.com'da yeralan özel haberi...
Sözün bittiği yerdeyiz!
2008 yılının Aralık ayından beri hükümetten destek bekleyen sektörlerin başında gelen otomotiv özellikle “ÖTV indirimi geliyor” haberleriyle büyük sekteye uğruyor. Ankara kaynaklı bu haberler satışları büyük ölçüde askıya alıyor. İşte bütün bu konular ODD Yönetim Kurulu Başkanı, Renault Mais Genel Müdürü İbrahim Aybar ile konuştuk. Aybar konuyla ilgili olarak şu açıklamayı yaptı:
“Örnek olarak Avrupa Birliğinde yapılanları söylemek istiyorum. Almanya’da son iki ayda uygulanan bir sistem var. Dokuz yaş ve üstü araçların yeni araçlarla yani kilometrede 160 gr karbondioksit salımını gerçekleştiren araçlarla değişimi halinde araç başına 2.500 Euro destek veriyor. Pazar Şubat ayında yüzde 21’den daha fazla büyüdü. Piyasayı pozitif olarak çok etkiledi. Bu Almanya’nın örneği, gelelim Fransa’ya. Kilometre’de 160 gr.karbondioksit emisyonundan daha düşük emisyon değeriyle çalışan araçlar için Fransa 1.000 Euro’luk bir destek yapacağını açıkladı. Türkiye’nin kendine has başka çözümü de olabilir. Yüzde 60 oranında düşmüş bir üretim, yüzde 54 oranında ihracat ve yüzde 40 iç pazarda daralma ile mücadele ediyoruz. Ocak ayı itibariyle 150 binlik bir stoğa çare olacak bir çözüm mutlaka vardır. Çözüm yok diyemeyiz.
2008 Aralık ayından beri bekliyoruz. Türkiye’nin lokomotifi ihracatın en fazla gerçekleştiği otomotivin şu anda içinde bulunan daralmanın zorluğun telafisi mümkün olmayan yollara bizleri soktuğunu da görmemiz lazım. Bunun için bizim biran evvel bizim bir çözüm uygulaması içinde olmamız lazım. Bunun da konuşulmadan, tartışılmadan hazırlanıp hemen uygulanması gerekiyor ki, piyasada başka beklentiler ve tereddütlerle satış düşmesi yaşanmasın. ODD olarak biz ortak sunduğumuz çözümler var. Önerilerimiz oldu. Paketler halinde takdim ettik. Sağ olsunlar bizleri dinlediler ve ön çalışmalar yapıldı. Fakat biz artık sözün bittiği, uygulamanın başladığı yerde olmak zorundayız. Her geçen zaman daha fazla gelir kaybı, vergi kaybı ve kan kaybolmasına neden olmaktadır. Buna artık Türkiye’nin ve sektörümüzün tahammülü yok.
Yerli üretim teşvik edilmeli
Şu an itibariyle Türkiye’de satışların yüzde 65’i ithal, yüzde 35’i yerli oluyor. Piyasa canlanması daha fazla ithal araç gündeme getirir diye endişeler söz konusu. Fakat bizim sektörümüzün global bir sektör olduğunu unutmamak lazım. Türkiye’de üretim yapan markalar da global. Bu global markalar Türkiye’de 20 çeşit kasa üretiyor. Bu markalara ülkemizin imkanlarını kullandırtıyoruz. İnsanlarımızın istihdamını sağlıyoruz. O markalar da Türkiye’de çok avantajlı üretimler yapıyorlar. Karşılığında da ülkemiz ciddi döviz kazanıyor. Üç yılda çok ilerledik bu yolda. Türkiye’ye yapılan ithalatın çok üzerinde ihracat ve ihracat geliri elde ettik. Onun için ithalattan korkmamamız gerekiyor. Ben Türkiye’de 20 kasa üretiyoruz dedim. 400’ün üzerinde kasa getiriliyor. Ama 20 kasanın aldığı pay yüzde 35. Toplamda kasa çeşitinin yüzde 5’i Türkiye’de üretiliyor aldığı pay yüzde 35. Bunun ciddi bir avantajı var. Kasa çeşitini arttırmamız lazım. Bunu da iç pazarı hareketlendirerek yapmamız lazım ki, Türkiye’nin cazibesi artsın. İç pazarı istiklarla büyütücez ki, markalar daha çok Türkiye’de yatırım yapsın, üretim yapsın. Bakın son iki yılın örneğini vereyim. Biz Clio 3’ü Türkiye’de ürettik, arkasından Grandtour’u lanse ettik. Bu iki aracın bize verdiği Pazar payı şu. Yüzde 70’di ithalin oranı yüzde 65’e düştü. İki modelde. Bu kadar açık. İthal’den korkmayacağız, yerli aracın çok daha çeşitlenmesi için uğraşacağız. Geçen yıl 297 bin araç ithal ettik, 7 milyar dolar ödedik. 910 bin araç ihraç ettik, 15 milyar dolar gelir kazandık. Toplamda 5 milyar dolar katma değer getirdik. Ne kadar çok ithalat yaparsak, o kadar daha çok ihracat yaptığımız için Türkiye’ye daha fazla döviz ve katma değer sağladığım ortada. Artık söz bitti aksiyon lazım.
Yerli Renault Türkiye’den çok Avrupa’da satıyor.
Türkiye’de ürettiğimiz Renault modelleri Türk insanından daha çok Avrupalılar tarafından kullanılıyor. Bundan gurur duyuyorum. Avrupa birliği insanı, Türkiye’de üretilen aracı Türk insanından daha fazla kullanıyor. Öyle bir üretim yapabiliyoruz. İşte Türkiye’nin geldiği nokta. “



